21.12.2010
Zamanın Eli
Öyle bir hal ki için ürperir gördüğünde. Biran dağlar omzuna bırakmıştır sanki kendini. Buruk bir mutluluk, temenniler sonsuz. Ağlamayı unutmalısın desen de kendine olmaz. Hasrete yenilir her bir hücren. Özlemek bu kadar anlamlımıydı? Hatırlamak istemez ruhun, susmak ister sözcüklerin. Kemirir seni boşluklarında birikenler. Günler, aylar geçse de bıraktığını sandığın bekliyor seni nöbette. Uzak ihtimaller gerçekleşiverince dolaşır adımların birbirine. Zamana bırakırken zamanla bırakmışsın oysa kendini. Umut değil ki içindeki. Sorular cevapsız, bekleyiş anlamsız bilirsin. Eskilerden birkaç anı gelir hafızana. Anıların yok olursa, ruhunda yok olur inanırsın. Açılır geçmişin tozlu sayfaları. Üfleyince geçer mi acılar, silinir mi içini yakanlar? Başlar düşünceler. Devam etmek şimdi daha zor gelir. Sorarsın kendi kendine. Mevsimler geçerken neredeydi? Güvendiğin omuzlar bırakıp gitmedi mi sanki seni? Zaman bile yetiremedi kendini, zamansızlığa talim şimdi. Erir mi söyle bir bakışına buz tutan yüreğin. Yaşamaksa yaşadın dibe vurana kadar. Yetmedi mi, bitmedi mi cezası aşkın? Şimdi külleri savur rüzgâra.ZAMANIN ELİ OKŞASIN YÜREĞİNİ...(20.06.10)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder