10.12.2010

DENİZİN YÜZÜ

Sen ve ben günbatımında denize karşı
Papatyalar içinde oturmuş mahzun ve sessiz izlemekteyiz
Gözlerimize bakmaya cesaretimiz yok
Susuyor, içimiz bir garip telaşlı

Özlem yakıp kavuruyor papatyaları
Deniz hırçın ve dalgalı
Martılar çığlık çığlığa ağlıyor sanki
Uzansak boşluğa düşüverecek bedenlerimiz

Dökülse kelimeler dudaklarından
Korkar kulaklarım işiteceklerine
Ellerin titriyor ve gözünde bir damla yaş
Dur sakın söyleme sadece bak gözlerime

Dinle martılar ne söylüyor bize
Neden deniz böylesine hırçın
Neden özlem yakıyor papatyaları
Ve neden gözünde yaş var

Sus sadece sus duymayayım sözcüklerini
Ağlama akmasın gözlerinden yaş
Rüya bu ya yinede dayanamam bu haline
Ben bir avare çare olamam çaresizliğine


Demedim mi yar sana çare değil bende ki
Lal olsun dilin duymayayım
Sessizce ağla şimdi
Papatyaları yakan özlem senide yakıyor artık öylemi


Yan sen olabildiğince derinden yan
İçimde küllendikçe aşk sen yanacaksın her bir zerrende

(5 Şubat 2009)

Hiç yorum yok: